10 Haziran 2011 Cuma

APera

İki kız kardeşin zevkle ve büyük emeklerle açtığı A’Pera, midenizi hayal kırıklığına uğratmayan yemekleri, sessiz ve dingin havası ile tam bir ‘Kitabını, gazeteni al gel’ mekânı.

İki kız kardeşin zevkle ve büyük emeklerle açtığı bir mekân burası. İzmirli Burcu Özlem Ural yıllarca başka sektörlerde çalışıp en sonunda hayallerini gerçekleştiren o şanslı fanilerden. Tünel’den Şişhane’ye inen merdivenlerin üzerinde, tentelerinden kaşık çatallar sarkan şirin bir mekân göreceksiniz. Sanmayın ki o mekân kapı önünden ibaret... İçeride bambaşka bir dünya var. A’Pera’nın içine girdiğinizde eskitilmiş tahta parkeler, ahşap sandalyeler, eski büyük koltuklar, duvarlarda etkileyici İstanbul fotoğrafları (fotoğraf sanatçısı Suat Küçükaydın’a ait bu fotoğrafları dilerseniz satın alabiliyorsunuz) göreceksiniz. İçeceklerin hazırlandığı bu kısım, yüksek tavanlı, biraz ağır ama dingin ve kaçış noktası olarak gelinebilecek türden bir havaya sahip. İlerleyin, bahçeye çıkın. Bahçe duvarları metal malzemeden yapılmış İstanbul silueti ve martılarla kaplı. Erkek tuvaletinin kapısında fötr bir şapka, kadın tuvaletinin kapısında ise sanki yıllar öncesinin bir Pera sakinine ait zarif bir kadın şapkası asılı. Dikkatimizden kaçmayan bu şirin ayrıntılardan sonra mutfağa yöneliyoruz. Mutfakta daha önce İzmir’de Mezzaluna, Homestore ve Mario Plaza’da çalışmış genç şef Yılmaz Kızgınoğlu var. Restoran çok yeni olduğu için menülerine ‘Tanışma Menüsü’ adını vermişler. Kahvaltı kategorisinde yer alan kahvaltı tabağı, omletler, yumurta ve menemen çeşitleri günün her saati servis ediliyor. Menüye göz gezdirdiğimizde dünya mutfağı ağırlıklı olduğunu görüyoruz ama özellikle pizza ve et konusunda iddialılar. Sipariş verdiğimiz yemekleri beklerken limonata yudumluyoruz. Limonatayı fazla şekerli sevmeyen, ekşi ve ferah tercih edenler için mükemmel. Limon özüyle, taze taze hazırlanıyor. Başlangıç olarak dana bacon ve sosis tabağı söylüyoruz. Sosis tabağı denince bol sosis beklemeyin, tabakta daha çok bacon var, sadece üç tane sosis geliyor. Ama itiraf etmeliyiz ki elma kurusu ve rezene içeren sosislerin tadı harika. Domates sos, mozarella, ricotta peyniri, cherry domates, ıspanak ve zeytin içeren Ege pizza da nefis. İsteyen olursa pizzaları kepekli hamurla da yapıyorlar. Ana yemekler arasında külbastı, kuru dinlendirme yöntemiyle hazırlanan T-bone steak, New York steak gibi iddialı seçenekler var. Biz demi glace sos ile servis edilen, dört peynirli risotto yatağında bonfile söylüyoruz. Aslında bunun menüdeki adı A’Pera bonfile. Bonfilenin pişme derecesi için “Orta olsun lütfen” diyoruz ve hayal kırıklığına uğramıyoruz. Ortası hafif pembe bonfile tam kıvamında pişmiş. Sıra tatlılarda. Hoş bir sunumla, küçük bir kapta servis edilen çikolatalı sufle nefis. Arka bahçesindeki minik sineklerin izin verdiği ölçüde açık havada yemeğinizin tadını çıkartabiliyorsunuz. A’Pera midenizi hayal kırıklığına uğratmayan yemekleri, sessiz ve dingin havası ile tam bir ‘Kitabını, gazeteni al gel’ mekânı bize göre. Tavsiye ederiz.

Menüden
Dana bacon ve sosis tabağı 15 TL
Ege pizza 18 TL
A’Pera bonfile 28 TL
Çikolatalı sufle 12 TL

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder